arşiv

yazar arşivi

Sızma Zeytinyağı

Cuma, 03 Şub 2012 yorum yok

Kulağınıza küpe olsun: Cankurtaranımız zeytinyağı, insan soyunun devamı için gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli hazine…Yarım yüzyıl aksini önerdikten sonra, günümüz tıp dünyasının çekişmeli ortamında dünya sağlık otoriteleri nihayet fikir birliğinde kesin kararlı: “Zeytinyağı yemek sadece yararlı değil, gerekli de!”

“Zeytinyağı” yüksek tansiyon, kolesterol, damar sertliği, mide ve bağırsak ülserleri, romatizma, safra kesesi tembelliği, safra taşı, safra kanalı tıkanıklığı, karaciğer bozuklukları, kabızlık, kansızlık, gut hastalığı ve deri çatlamalarını başarı ile tedavi ediyor. Tıbbın taht kurduğu Amerika’da yılda 1000 ton olan zeytinyağı tüketimi, son 10 yılda 120.000 tona ulaşır mıydı başka türlü?*

Zeytinyağının Faydaları

11 Nisan 1997 tarihinde yapılan İtalya Ulusal Araştırma Konseyi toplantısında beslenme uzmanları ve kardiyologlar, besleyici özelliği fazla olan ve vücuttaki yağların temel maddesini oluşturan zeytinyağının yararları hakkında açıklamalar yaptılar.

Bu toplantıda önemle üzerinde durulan noktalar ise:
Hatırlatma: Sıvı yağ ve margarin gibi yararlı yağlar ısıtma ya da pişirme sırasında vücut için zararlı hale gelirler.
Ayrıntı: Zeytinyağını, besin değerini kaybetmemesi için salataya yemeğe otururken ekleyin.
Uyarı: Sıvı yağları karıştırmayın Bu, hem tatları acılaştırır hem de yağların erimesini engelleyerek vücut için zararlı oksidasyonlara neden olur.**

Biz de zeytinyağının birçok kaynakta yer alan ve kanıtlanan birkaç faydasını kısaca belirtebiliriz (Tabi sadece yararlarından bahsederken o haz veren lezzetini de unutmamak gerekiyor).

-Zeytinyağlarını insan sağlığında ve özellikle kalp ve damar hastalıklarından korunmada etkili olması, tekli, doymamış bir yağ olmasındandır.
-Kandaki HLD dediğimiz iyi huylu kolesterol düzeyini arttırır.
-LDL kolestrolü temizler.
-Yağların içinde hazmedilmesi en kolay olan olduğu için sindirim kolaylığı sağlar.
-Çocuklarda beyin ve kemik gelişimini hızlandırır.
-E vitamini sayesinde yaşlanma etkilerini azaltma ve doku yenileme özelliği taşır.
-Kireçlenmeyi önlemede büyük rol oynar.
-Cansız saçların kuvvetlenmesini sağlar.
-Zeytinyağı unutkanlığı önler : Akdeniz ülkelerinde yaşayan ve yemeklerinde çoğunlukla zeytinyağı kullanan toplumların 65 yaş üzeri yetişkinlerinde hatırlama oranının diğer ülke yetişkinlerine göre çok daha fazla olduğu saptanmıştır.

Bunları Biliyor musunuz?

Türkiye kalp projesi araştırmalarının sonuçlarına göre, Türkiye’deki ölümlerin yüzde 37′si kalp hastalıklarından kaynaklanıyor

Kolestrol yüksekliği zeytinyağı en az tüketen Karadeniz bölgemizde, en düşük oran ise zeytinyağı ağırlıklı beslenen Ayvalık çevresinde. Zeytinyağını bol tüketenülkelerde özellikleYunanistan, İspanya ve İtalya’dakalp ve damar hastalıklarıve bu hastalıklardan ölüm oranı çok düşük.

Amerika’nın ünlü beslenme uzmanı Ancel Keys, Akdeniz ülkelerinde damar ve kalp hastalıklarına çok az rastlanmasının nedenini araştırmış ve bütün yemeklerde sadece naturel, sızma zeytinyağı kullanan bu hastalarda ülser yaralarının kapanma oranının yüzde 55 olduğu saptanmıştır.

Ciltlerine radyasyon verilmeden önce zeytinyağı sürülen hamsterlarda, zeytinyağının radyasyona karşı kesin ve tam bir koruyucu madde olduğu saptanmıştır. ***

Pratik Öneriler:

Bir ziyafet öncesi ve sonrası birer kaşık zeytinyağı içebilirsniz. Zeytinyağı mide zarını örtüpalkolün işlemesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin yol açtığı sarhoşluğu bir ölçüde azaltır. Safra salgısını arttırarak hazmı kolaylaştırır…

Yüksek tansiyon için: 15-20 kadar taze yada kuru zeytin yaprağını 300 gr. suda 15 dakika kaynatın. Süzgeçten geçirip suyunu alın. Üzerine biraz şeker ilave edin. 15 gün boyunca sabah akşam sıcak için.

Sürekli kabızlık çekenler: Sabahları aç karnına 1-2 kaşık zeytinyağını deneyiniz. zeytinyağı iyi bir “laksatif”tir

Ağrı, romatizma, ayak bileği dönmesi, adale incinmesine karşı: 200 gr. doğranmış taze çiçek ve yaprak, 100 gr. sarı papatya ile 1 kilo zeytinyağını arada sırada karıştırarak 2 saat süreyle bir 1benmari” içinde kaynattıktan sonraiçindekileri süzünüz ve acı veren yeri derinlemesine ovuşturunuz.

Romatizma ağrıları için: Dövülmüş kuru defne yapraklarını zeytinyağı içinde sulandırıp macunlaştırınız, ağrıyan yerin üzerine bolca sürünüz.

Deri yırtılmaları veya kesiklerde: Zeytinyağını, arı balmumu, doğranmış soğan ve kuyruk yağı ile karıştırarak “yara merhemi” olarak kullanabilirsiniz.

Soğuktan dudaklarınız çatlamasın diye üzerine biraz zeytinyağı sürün. Kuru ve çatlak elleriniz üzerine biraz zeytinyağı sürünüz. Yorgun ayaklar için banyo sonrasında eşit ölçüdeki zeytinyağı ve limonsuyu ile 10 dakika ovuşturunuz.

Zeytinyağını çok az tentürdiyotla karıştırarak ucuz ve sağlıklı bir güneş yağı elde edebilirsiniz.

Sütü kesilen anneler için: Yağsız inek sütüne bira zeytinyağı katıp, sütten kesilen bebeğe veriniz. Anne sütü gibi doğal bir besindir, çünkü zeytinyağı anne sütüne yakın miktarda linoleik ve linolenik içerir.

“Kafa sağlığınız için” … gıcırdayan kapılarınıza zeytinyağı sürebilirsiniz.

Zeytinyağı Güzelliktir:

Beyaz dişler için: Dişetlerinizi zeytinyağı ile çalkalayınız ve uzunca bir süre ağızınızda tutunuz.

Parlak ve yumuşak saçlar için: Bir yumurta sarısını, 1 kaşık zeytinyağı, 1 limonun suyu ve yarım bardak bira ile karıştırınızve saçlarınıza uygulayınız. Bir süre bekleyiniz. sonra da başınızı sabun yada şampuanla yıkayınız. 2 kahve kaşığı zeytinyağı, 1 kaşın ricin ve 10 damla kekiközünden hazırlanan bir karışım yapabilir saçlarınıza friksiyon ile uygulayabilir, saçlarınızı parlaklaştırabilirsiniz.

Kepeğe karşı: 20 gr. risin, 20 gr. kolonya ile 150 gr. zeytinyağını karıştırıp saçlarınıza friksiyon yapabilirsiniz.

Kuru cildi nemlendirmek için: Sızma zeytinyağı ile iyice ezilmiş avakado meyvası hamurunu yüzünüze sürüp 10-15 dakika bekletiniz. Sonra yüzünüzü yıkayınız.

Yüz kırışıklıkları için: Haftada 2 kez, yatmadan önce zeytinyağı ve limon karışımı ile yüzünüze masaj yapabilirsiniz.

Kol ve Bacaklara yumuşaklık kazandırmak için: Kalın tuzla karıştırılmış zeytinyağı ile masaj yapınız, sıcak su ile yıkayınız.

Güneş yağına karşı saf zeytinyağını sürebilirsiniz.

Kolay çizilen veya kırılan tırnaklara karşı: Parmaklarınızı 5-10 dakika zeytinyağında tuttuktan sonra, iyotlu alkol ile ovuşturunuz.

Parmaklarda oluşan nasıra karşı: Zeytinyağı ve sarımsak veya kuru soğanla hazırlayacağınız merhemi üzerlerine sürünüz.

*,***Sn. Zeynep Can’ın 31 Ekim 1994 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanmış olan yazı dizisinden alınmıştır. Bu konu ile ilgili araştırmalarından dolayı kendisine teşekkürü borç biliriz.

RUŞEYMİN (BUĞDAY ÖZÜNÜN) FAYDALARI

Cuma, 03 Şub 2012 yorum yok

Öncelikle, ruşeymin ne olduğıu konusundan bahsedelim. Ruşeym, kelime anlamı olarak, buğday özü anlamına gelmektedir. Buğdayın işlenerek, una dönüştürülmesi sürecinde, özel ayrıştırma işlemleri sonucunda, 1 tonundan sadece, 1 kilogram elde ediliyor. E vitamini deposu olan ruşeym, gramlarla satılıyor. KULLANIM ŞEKİLLERİ : Ruşeym, soğuk süt veya yoğurt ile karıştırılabiliyor, taze ya da kuru meyveye ilave edilerek zenginleştirilebiliyor. Çorba, salata gibi yiyeceklerin üzerine serpilerek kullanılabiliyor. Yemek pişirirken baharat yerine vitamin olarak kullanabilecek bu ürün, aynı zamanda dünya mutfağındaki çeşitli yemek tarifleri için tercih ediliyor RUŞEYMİN (BUĞDAY ÖZÜNÜN) FAYDALARI : Mükemmel Bir Afrodizyaktır : Ruşeym Doğal afrodizyak özelliğine sahip. Yakın zamanda ruşeymden vitamin tabletleri üretimi de planlanıyor. Yaşlılığı Geciktirir : İçerdiğ, E vitamininden dolayı, yaşlılığı geciktirici özelliği ve vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlaması dolayısıyla bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynar. Mükemmel bir E vitamini deposudur. Kalp için Çok faydalıdır : Ruşeymin koroner kalp hastalığı riskini azaltması, pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar tıkanıklarının önlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor. Sinir Sistemi için çok faydalıdır : Ruşeymin sinir sistemi hastalıklarında olumlu etki gösterdiği, gözde katarakt oluşumunu geciktirdiği biliniyor. Güzelliğinize Güzellik katar : Doğanın bu altın sırrı güzelliğe de güzellik katıyor. Özellikle de cilt kırışıklıkları için birebir. Hem kırışmayı önlüyor, hem de azaltıyor. Kısırlık için faydalıdır : Buğdayın embriyosu olarak nitelenen Ruşeym, kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanılıyor. * Buğday özü, (Ruşeym) her yaş grubunda kullanılabilir. Yemek pişirken, baharat yerine buğday öüzü katılabilir. * E vitamininin yaşlılığı geciktirici özelliği ve vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlaması dolayısıyla bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynadığı, bu açıdan zengin olan ruşeymin koroner kalp hastalığı riskini azaltması, pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar tıkanıklarının önlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor. Ruşeymin sinir sistemi Hastalıklarında olumlu etki gösterdiği, gözde katarakt oluşumunu geciktirdiği, cildi güzelleştirip kırışıklıkları önlediği ve kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanıldığını bilimsel çalışmalarla tespit edilmiştir. ÖNEMLİ UYARI : Çölyak hastalarının ve lif kullanımında sakıncası olanlar için, kullanması uygun değildir.

Çocukların hakları neler?

Perşembe, 20 Oca 2011 yorum yok

Yazımızın içerisinde:Çocuk Hakları, çocuk hakları nelerdir, çocuk hakları ve türkiye, çocuk hakları vikipedi, çocukların hakları, türkiye ve çocuk hakları, türkiyede çocuk hakları nelerdir,Türkiye’de Çocuk Hakları Gibi Konuları Bulabilirsiniz. Dünyada Çocuk hakları ve Türkiyede çocuk hakları ile ilgili olarak hazırladığımız bu yazımız umarım size faydalı olacaktır.. devamını oku…

Categories: Çocuk Tags:

Atatürkün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem

Salı, 11 Oca 2011 yorum yok

Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Türk Dili Ve Türk Tarihine Verdiği Önemi Bu yazımızda Bulacaksınız.
Ulu Önder Atatürk, Türk dilini, Türk Milleti için bir hazine olarak görmektedir. Atatürk’e göre “Türk Milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay dildir.”, ”Türk dili, Türk Milletinin kalbidir, beynidir.”
Atatürk’ün düşüncelerinde “millî dil”, Türk Milletini birarada tutan, birlik ve beraberlik içinde yaşamasını sağlayan en önemli faktörlerden biridir. Milli duygular ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin, milli ve zengin olması, milli duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Dil, millî duyguyu geliştirerek, milli şuuru ortaya çıkarır; bu yönüyle dil, bağımsızlığın korunmasında da görev almış olur. Büyük Önder, “Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını, korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır“ diyerek, milli dilin korunması konusundaki hassasiyetini belirtmiştir. devamını oku…

Çocuğum Ders Çalışmıyor Diyenler İçin Öneriler

Pazartesi, 03 Oca 2011 yorum yok

Biz anne babalar çocuğumuzun sınıfında dersini en iyi yapan, çalışma noktasında öğretmenlerinin beğenisini toplamış, arkadaşlarına da örnek olan bir öğrenci olmasını isteriz. Anne babaların çalışkan öğrencileri hayranlıkla izlediğini, o çocukların durumlarından etkilenerek kendi çocuklarına da örnek olmasını istediğini, derslerine çalışan öğrencilerin “bunu nasıl yaptıklarını ve acaba kendi çocukları için de yapılıp yapılamayacağını” düşündüklerini gözlemleriz.

Anne babalar bir taraftan bunları düşünürken ve bazı öğrencilerin nasıl başarabildiğini merak ederken, kendilerini de etkili ve verimli ders çalışma konusunda çocukları için yeterli hale getirme noktasında ihtiyaç hissetmektedirler. devamını oku…

NOEL BABA VE NASRETTİN HOCA ARASINDA 10 FARK

Pazartesi, 03 Oca 2011 yorum yok

Fark:1

Noel Baba çocukları beleşçiliğe alıştırır.

Nasrettin Hoca çocukları çalışmaya ve karşılığını vererek almaya çağırır. “Parasını  veren düdüğü çalar” der.

Fark:2

Noel Baba yeşili sevmez ve çam ağaçlarının düşmanıdır.

Nasrettin Hoca ağacın önemine işaret eder ve “bindiğin dalı kesme” der.
devamını oku…

Böğürtlen yaprağının faydaları

Pazartesi, 20 Ara 2010 yorum yok

Bugün sizlere böğürtlen yaprağının faydasından bahsedeceğim. Yalız başında söyleyem.  Bunlar kitaplardan alınmış bir yazı değil. Birebir tecrübe edilmiş bir tavsiyedir.

Eğer kuru öksürüğünüz , boğaz ağrısı kuruluğu ve boğazınıza gıcık yapan  problemleriniz olduğunda Su kenerlarında dere kenarlarında böğürtlen bitkisini bilmeyenimiz yoktur.  Öyle ise ne yapmamız gerekiyor. Makas yada benzeri bir aletle böğürtlenin yeşil yaprakları yada kurumuş olan yaprakları kopartılır bir avuc miktarı olmak kaydı ile önce normal su ile yıkanır. su sıcak olmayacak. Sonra yıkadığımız böğürtlen yaprağını  çaydanlık yada benzeri bir kaba koyup kaynatma aşamasına kadar ateş üzerinde tutuyoruz. sadece bir defa kaynatıp yani bir takla kaynatıp ocağı kapatıp içeceğiniz çay sıcaklığı seviye getiriyoruz. devamını oku…

Hayat için gerekli Olmazsa olmaz yaşam öğeleri

Pazartesi, 20 Ara 2010 yorum yok

1.. Oksijen
2. Su
3. Tuz
4. Potasyum
5. Egzersiz
6. Yaglar

1 – Kimse bunlar olmadan yasayamaz.
Tip su ve tuzun diyet olarak alimini gozardi ederken, bir yandan da serum verir. Serum dedigimiz sey ise su ve tuzdan olusur.
2. Sagliksiz kisiler az su icer ve vucutta adeta kurakliga yol acan diuretik, kafein ve alkol v.b. kullanirlar
3. Vucudumuzda hucre disindaki tuz orani okyanustaki su/tuz oranina cok yakindir.
4. Ortacag’da insanlar tuzdan yoksun birakilarak korkunc olumlere maruz kaliyordu.
5. Anne rahmindeki bebegin cevre ortami su ve tuzdan olusur.. devamını oku…

Yağlı saçların bakımı nasıl yapılır?

Cumartesi, 18 Ara 2010 yorum yok

Konu İçerisinde bulacaklarınız:saç bakım önerileri, saç bakımı, saçlarımıza bakalım, yağlı saç problemi, yağlı saç sorunları, yağlı saçlar, yağlı saçlar için öneriler, yağlı saçların bakımı

Yağlı saçlar diğer saçlara göre temizlenmesi ve bakımı en zor saçlardır. İşte sizlere yağlı saçların bakımı ile ilgili püf noktalar

Bakım: Saçınızın yağlı görünmemesi için sık sık yıkamanız şarttır. Fazla yağı alıp, gözenekleri sıkıştıran özel bir şampuan kullanmalısınız. devamını oku…

Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi Okuma Yazma Değerleri

Cuma, 10 Ara 2010 yorum yok

Türkiye’de Okuma – Yazma

Osmanlı döneminde okuma yazma oranlarına bakıldığı zaman erkek nüfusunun eğitimine daha çok önem verildiğini görüyoruz. Kadınlarda sadece ayrıcalıklı sınıflar, maddi durumları iyi ise eğitim görme hakları oluyordu.. Ancak ne bugünün Türkiye’sinde, ne Cumhuriyet Dönemi ne de Osmanlı Döneminde kadın  okuma yazma oranları  çok yüksek olmamıştır. Şu an bile yaklaşık olarak 4 milyon kadın nüfus okuma yazma bilmemektedir. devamını oku…